Gece yarısı aniden canınızın kilolarca erik çekmesi, sabahları kokusuna bayıldığınız kahveye artık tahammül edememeniz, eşinizin en sevdiği yemeğin kokusunun sizi odadan uzaklaştırması… Bu senaryolar size tanıdık geliyorsa, hamileliğin en meşhur ve en gizemli alametifarikalarından biri olan aşermeler ve yeni beliren hassasiyetler dünyasına hoş geldiniz! Peki, vücudunuz size bu garip sinyalleri neden gönderiyor? Bu sadece bir şehir efsanesi mi, yoksa ardında yatan bilimsel gerçekler var mı? Gelin, bu tatlı (veya ekşi!) krizlerin ardındaki sır perdesini aralayalım.
Aşerme ve Yiyecek Hassasiyeti Nedir?
Aşerme, belirli bir yiyeceğe karşı duyulan yoğun ve karşı konulmaz istektir.
Yiyeceklere karşı gelişen hassasiyet ise tam tersi, daha önce sevilen bir yiyecek veya kokuya karşı aniden gelişen güçlü bir isteksizlik ve hatta bulantı hissidir. Bu durumlar genellikle ilk trimesterde başlar, ikinci trimesterde zirve yapabilir ve genellikle doğumdan sonra ortadan kalkar. Peki bu durumun arkasındaki yönetmen kim?
Bu Yoğun İsteklerin Arkasındaki Nedenler
Bu lezzet dramasının arkasında birkaç güçlü oyuncu var:
Hormon Orkestrası: Başrolde yine gebelik hormonları var. Özellikle hamileliğin ilk aylarında hızla yükselen hCG, progesteron ve östrojen, koku ve tat alma duyularınızı inanılmaz derecede keskinleştirebilir. Bu “süper koku” yeteneği, bazı kokuları dayanılmaz hale getirerek yiyeceklere karşı yeni hassasiyetler geliştirmenize neden olurken , bazı tatlara karşı yoğun bir arzu (aşerme) yaratabilir.
Evrimsel Koruma Kalkanı: En büyüleyici teorilerden biri, bu yeni hassasiyetlerin evrimsel bir koruma mekanizması olduğudur. Anne adayının, bebek için potansiyel olarak zararlı olabilecek maddelerden (alkol, kafein, bazı yiyecekler gibi) doğal olarak uzaklaşmasını sağlayan bir içgüdü olduğu düşünülmektedir. Yani kahve kokusuna artık tahammül edememeniz, aslında vücudunuzun bebeğinizi koruma şekli olabilir.
Vücudun Besin Çağrısı Mı?: “Canım tuzlu bir şeyler istiyor, demek ki sodyumum eksik” gibi düşünceler oldukça yaygındır. Bazen aşermelerin, vücudun ihtiyaç duyduğu bir besin maddesine işaret edebileceği düşünülür. Örneğin, et aşermek demir ihtiyacına, süt ürünleri aşermek kalsiyum ihtiyacına işaret ediyor olabilir. Ancak bu teori her zaman geçerli değildir; zira kimsenin vücudunun besin değeri düşük olan bir paket cipse biyolojik olarak ihtiyacı yoktur.
Duygusal ve Kültürel Etkenler: Bazen de canımızın çektiği şey, sadece bize kendimizi iyi hissettiren bir “konfor yiyeceğidir”. Hamilelik süreci fiziksel ve duygusal olarak yorucu olabilir ve beyin, çocukluktan kalma mutlu anılarla ilişkili yiyeceklere yönelerek rahatlama arayabilir.
Aşerme Krizlerini Yönetme Sanatı
Ölçülü Bir Şekilde Teslim Olun: Canınız çikolata istediğinde bir parça yemenin kimseye zararı olmaz. Önemli olan, aşermelerin sağlıklı ve dengeli beslenmenizin önüne geçmesine izin vermemektir.
Sağlıklı Alternatifler Yaratın: Dondurma krizleri için ev yapımı meyveli yoğurtları veya bir muzlu smoothie’yi deneyin. Tuzlu cipsler yerine fırında baharatlı nohut atıştırabilirsiniz.
Hassasiyetlerinize Saygı Duyun: Vücudunuz bir yiyeceği istemiyorsa, kendinizi zorlamayın. O besinin içindeki vitamin ve mineralleri başka kaynaklardan alabilirsiniz. Örneğin, et yemeği düşüncesi sizi rahatsız ediyorsa, proteini baklagillerden, yumurtadan veya kuruyemişlerden alabilirsiniz.
Ne Zaman Doktora Danışmalı? “Pika” Tehlikesi
Eğer aşerdiğiniz şeyler yiyecek değilse, bu durum ciddiye alınmalıdır. Pika, toprak, kil, buz, sabun, kireç, kağıt veya saç gibi besin değeri olmayan maddeleri yeme isteğidir. Bu durum, genellikle ciddi demir eksikliği anemisi veya başka bir mineral eksikliğinin işareti olabilir. Kendinizde veya bir yakınınızda Pika belirtileri fark ederseniz, durumu hemen doktorunuzla paylaşmalısınız.
Son Söz
Hamilelikte aşermeler ve beliren yeni yiyecek hassasiyetleri, yolculuğunuzun tamamen normal, hatta renkli bir parçasıdır. Vücudunuzun ve hormonlarınızın bu ilginç oyununa bir gülümsemeyle yaklaşın. Kendinize karşı nazik olun, bedeninizi dinleyin ve o turşu kavanozunun yanına bir dilim çikolatalı pasta koymaktan çekinmeyin. Unutmayın, bu hem sizin hem de bebeğinizin anılar biriktirdiği eşsiz bir dönemdir!

0 Yorum