Yüksek Riskli Gebelik Takibi (Perinatoloji)
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Yüksek Riskli Gebelik Takibi (Perinatoloji)

Yüksek riskli gebelik takibi

Her hamilelik, birbirinden farklı deneyimler içerir. Bazı durumlarda mevcut bir hamileliğin yüksek risk taşıdığını düşünebilir. Yüksek riskli hamilelik, çok çeşitli ortak koşulları gösterebilen bir terimdir. Bunların birçoğu hamile kalmadan önce, hamilelik esnasında veya doğumla birlikte gelişmesi muhtemel durumlar ile ilgilidir.

Yüksek riskli gebeliklerin, düşük riskli gebeliklere oranla daha zorlu olacağı anlamına gelmemektedir. Bununla birlikte, yüksek riskli gebelik takibi düzenli olarak yapılmalı ve daha fazla izlem ve kontrol gerektirmektedir.

Yüksek riskli gebelik nedir?

Hamilelik döneminde bebeğin veya anne adayının sağlık problemi yaşama olasılığının fazla olma durumu, yüksek riskli gebelik olarak adlandırılmaktadır. Yüksek riski gebeliklerde kadının veya bebeğin hayatı riski daha fazladır. Ayrıca, doğumdan önce veya sonra bazı komplikasyonların meydana gelmesi muhtemeldir. Yüksek riske sahip olan gebeliklerin çoğu, düzenli takip ve kontrollerle birlikte hiçbir problem oluşmadan sonlandırılabilir.

Bir kadının daha önceden yüksek riskli bir hamilelik geçirmesi, gelecekteki hamileliklerinde de riskli durumlar bulunacağı anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde normal gebeliklerin devamında yüksek riskli bir gebelik süreci de gelişebilir. Bir gebelikte, diğer gebeliklerde görülmeyen bir cenin komplikasyonu olabilir veya bazı sağlık koşulları zaman içinde değişebilir.

Yüksek riskli gebelik nedenleri nelerdir?

Anne adayını ve bebeği etkileyebilecek birçok faktör hamileliği yüksek riskli hale getirebilir.

Anne kaynaklı risk faktörleri şöyledir:

  • Yaş: 17 yaş altı veya 35 yaş üstü kadınlarda komplikasyon riski mevcuttur.
  • Obezite: Obez olan kadınların hamilelik sırasında diyabet, hipertansiyon ve preeklampsi gelişme riski daha yüksektir.
  • Diyabet: Gebelik öncesi diyabet problemi olan kadınlar için gebelik dönemi zorlu olabilir. Kandaki şeker oranı düzenli olarak ölçümlenmeli ve kullanılması gereken ilaçlar varsa ihmal edilmemelidir. Diyabetli gebelerin beslenme programlarında da değişiklik yapması gerekir. İlginizi çekebilir: Gebelik Diyabeti Nedir?
  • Organ nakli: Özellikle böbrek ve karaciğer nakillerinde gebelik döneminde böbrek fonksiyonları kötüleşebilir ve preeklampsi riski artar.
  • Kronik yüksek tansiyon: Kronik yüksek tansiyonu olan kadınlarda kalp yetmezliği, beyinde kanama, böbrek yetmezliği ve plasentanın erken ayrılma riski vardır. Yüksek tansiyonla ilişki olan preeklampsi durumunda ise fetal büyüme yavaşlayarak erken doğum veya gebelik kaybına yol açabilir.
  • Tiroit hastalıkları: Hamilelik sırasında ortaya çıkabilecek en yaygın endokrin hastalıklarındandır ve düşük, büyüme geriliğinin artması riski ile ilişkilidir.
  • Doğuştan veya edinilmiş kalp hastalıkları,
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
  • Gebelikte kanser,
  • Psikiyatrik hastalıklar.

Fetal risk faktörleri şunları içerir:

  • Fetal büyüme geriliği: Bu durumda fetüs normalden daha yavaş büyür. Bunun nedeni yüksek tansiyon, böbrek hastalığı, ileri diyabet, kalp veya solunum yolu hastalığı, anemi, enfeksiyon, madde bağımlılığı olabilir.
  • Doğum kusurları,
  • Konjenital kalp defekti,
  • Down sendromu gibi kromozom problemleri,
  • Fragile X sendromu gibi genetik sendromlar,
  • Kalıtsal hastalıklar.

Gebeliğe bağlı risk faktörleri ise şunlardır:

  • Çoklu gebelikler: İkiz veya fazla katları olan gebeliklerde komplikasyon riski fazladır. Preeklampsi ve erken doğum en yaygın durumlardır.
  • Tekrarlayan düşük öyküsü: İki düşükten sonra, bir kadının düşük yapma riski %20 yükselmektedir. Rakam yükseldikçe risk oranları da artmaktadır.
  • Preeklampsi ve HELLP sendromu: HELLP, yüksek tansiyonun neden olduğu bir gebelik komplikasyonu olan preeklampsi ile ilişkilidir. Düşük trombosit seviyelerine, kırmızı kan hücrelerinin bozulmasına ve karaciğer hasarına neden olabilir.
  • Plasental abrupsiyon: Plasentanın doğumdan önce annenin rahminden ayrılmasıdır.
  • Erken membran rüptürü: Amniyotik kesenin 37. gebelik haftasından önce yırtılmasıdır.
  • Çok fazla veya çok az amniyotik sıvı: Amniyotik sıvı seviyeleri anormal olduğunda, anne için ve bebek için sorunlar gelişebilir.
  • Transfüzyon sendromu: Tek yumurta ikizleri olan bebeklerin, kan akışını eşit olmayan bir plasenta ile paylaşmasıyla oluşur.

Perinatoloji nedir?

Perinatoloji

Perinatoloji; yüksek riskli gebeliklerde gebelik döneminde veya doğum sonrasında, annenin ya da fetüsün sağlığını etkileyebilecek konularla ilgili olan tıbbi alandır. Ayrıca, kadın hastalıkları ve doğum bölümünün bir dalıdır.  Perinatoloji hekimlerine perinatolog denir. Perinatologlar, hem gebenin hem de fetüsün teşhis, tedavi ve takibinde uzmanlaşmıştır. Hamilelikle ilgili tıbbi komplikasyonların nasıl tedavi edileceğini öğrenmek için daha fazla eğitim almaktadırlar.

Yüksek riskli gebelik takibi nasıl yapılır?

Yüksek riskli hamileliklerde daha fazla tetkik ve kontrol gereklidir. Bu nedenle normal gebeliklere oranla sıkça sağlık merkezlerine gidilmeli, verilen randevular kesinlikle ihmal edilmemelidir. Bebeğin gelişim sürecinin normal olarak ilerlediğinden emin olmak için çok sayıda ultrason görüntülemesi yapılabilir. Perinatologların kullanmış olduğu ultrason cihazları, sıradan cihazlara oranla detaylı incelemeye olanak tanır.

Gebelerin düzenli kan basıncı kontrolleri yapılır, idrardaki protein varlığı ölçümlenir ve idrar yolu enfeksiyonlarının varlığı test edilir.

Genetik veya diğer problemler için testler de yapılabilir. Bu testler; özellikle 35 yaşın üzerinde olan ve tıbbi öyküsünde genetik sorunlar olan bireyler için tavsiye edilmektedir.  Birinci trimester taramaları, koryonik villus örneklemesi ve amniyosentez dahil olmak üzere birçok genetik test türü uygulanabilir.

Gebelik döneminden önce diyabet, astım veya yüksek tansiyon gibi hastalıkları olan gebelerin ihtiyaç duyabileceği ilaçların dozajı ve kullanım sıklığı belirlenebilir.

Doğum esnasında oluşabilecek herhangi bir risk faktörünün olması halinde, doğumun özel bakım sunabilme olanağı olan hastanelerde, bir perinatolog gözetiminde yapılması gerekebilir. Bebeğin veya anne adayının ciddi risk altında olduğunu düşünülüyorsa, doğumun erken yapılması muhtemeldir. Doğum sonrasında mevcut tehlikenin devam etmesi halinde, uygulanabilecek tedavi protokolleri aile ve perinatolog arasında değerlendirilmelidir.

Yorumlar

    Bir yorum yazınız