SSVD Başarı Oranı Nedir?

SSVD Başarı Oranı Nedir?

ssvd başarı oranı

Hamilelik ve doğum süreci bireyseldir, her kadın için farklı işlemektedir. Ne tür bir doğum ile bebeğinizi dünyaya getireceğinizi önceden tahmin etmek zordur. Normal doğum planlaması yapan birçok kadın sezaryen, sezaryen isteyen birçok kadın da normal doğum ile anne olmaktadır. Ancak ilk hamileliğinizin sezaryen olması durumunda bile, ikinci doğumunuzu normal olarak yapmanız mümkündür.

Sezaryen sonrası başarılı bir vajinal doğum yapma olasılığı, birçok şeyden etkilenir. Genellikle bir şeylerin aynı anda bir araya gelmesi, normal doğum denemesinin ne kadar iyi ya da kötü sonuçlanacağını değiştirebilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı SSVD başarı oranı tüm kadınlar için farklı olsa da, genel anlamda bir çıkarım yapmak da olasıdır.

Başarılı bir SSVD yapmak için hangi özellikler gerekir?

Bir iş için yeterli donanıma sahip bir aday olmak, o işi daha çabuk başarıya götürmenizi sağlayacak önemli bir etkendir. Başarılı bir SSVD yapmak isteyen kadınlar, öncelikle iyi bir aday olup olmadıklarına karar vermelidir. SSVD yönteminin başarısını artıracak özelliklerden bazıları şöyledir:

  • Annenin yaşı 35’ten küçük olmalıdır.
  • Daha önce 1 kez sezaryen ile doğum yapılmış olmalıdır.
  • Önceki sezaryen rahime dik değil, yatay bir şekilde yapılması gereklidir.
  • Hamileliğin 40.haftası doldurulmadan doğum sancıları başlamalıdır.
  • Anne ve bebeğin kilosu aşırı olmamalıdır.
  • Daha önce başarılı bir normal doğum yapılması, başarıyı artıracaktadır.
  • Anne ve bebeğin genel sağlık durumu kesinlikle normal doğum için elverişli olmalıdır.

Eğer SSVD yöntemini denemek isteyen bir kadın;

35 yaşından büyükse, obezite derecesinde kiloluysa, bebek normal sınırlardan daha iriyse, daha önce sezaryene neden olan problemin varlığı devam ediyorsa, son hamilelikten itibaren 2 yıldan daha az bir zaman geçtiyse ve hamileliğin 40.haftası dolmasına rağmen doğum başlamamışsa SSVD başarı oranı ne yazık ki hızla düşecektir.

ssvd başarı oranı nedir

SSVD niçin faydalıdır?

Doğum sırasında üretilen hormonların büyük yararı vardır. Doğum esnasında salgılanan hormonlardan biri olan oksitosin, rahim ağzını yumuşatır. Aşk hormonu olarak da bilinen oksitosin, aynı zamanda hem anne hem de bebek için sakinleştirici ve ağrı kesici etkiye sahiptir. Doğum sancılarını katlanılabilir hale getiren, doğum sonrasında anne ile bebek arasındaki bağın sağlanmasına sebebiyet veren de bu hormondur. Ayrıca doğumdan sonra rahimin küçülmesine ve doğum sonrasında oluşan kanamanın az olmasını da sağlamaktadır.

Doğumda yüksek miktarda kadınlık hormonu olan östrojen de salgılanmaktadır. Böylelikle anne sütünün daha hızlı gelmesi kolaylaşır ve doğum sonrası kanama en aza indirgenir.

Yine doğum sırasında üretilen, katekolaminler ve stres hormonları bebekleri nefes almayı teşvik etmektedir. Bu hormonların bir diğer etkisi de kalp, beyin ve böbreklere kan akışı göndermek ve vücudun bağışıklık seviyesini artırmaktır.

Ayrıca normal doğum esnasında bebeğin akciğerlerindeki sıvı daha hızlı giderilir. Doğum yolundan kazanılan bazı bakterilerin de bebekte alerji, astım gelişmesini önleyebilecek etkileri bulunmaktadır. Normal doğum ile dünyaya gelen bebeklerin tip 1 diyabet ve obeziteye yakalanma riskinin daha az olduğu gözlemlenmiştir.

Peki, SSVD başarı oranı nedir?

SSVD yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen ve gerekli kriterlere sahip olan bir kadının başarısız olma ihtimali çok düşüktür. Tüm dünyada genel anlamda başarılı bir SSVD gerçekleştirmiş olan kadınların oranı yaklaşık olarak %70 ile %80 civarındadır. Başarılı bir SSVD için düzenli olarak doktor kontrollerine gidilmeli, deneyimli bir sağlık personeli seçilmeli ve doktorun size yöneltmiş olduğu tüm direktiflere uyulmalıdır.

 

Yorumlar

Bir yorum yazınız

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.