Çikolata Kisti Nedir?

Çikolata Kisti Nedir?

çikolata kisti nedir

Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %5 ila %10’unu etkileyen jinekolojik hastalıklardan biri de çikolata kisti, bir diğer adıyla endometriozistir. Kadınlar için önemli kısırlık sebeplerinden biri olması dolayısıyla, özellikle gebelik planlaması yapan kişiler için kafa karıştırıcı ve korkutucu bir durumdur.

Rahimin özelliklerinden biri de, rahim iç zarı olarak adlandırılan endometrium tarafından kaplanmış olmasıdır. Bu doku, adet kanamalarıyla birlikte düzenli olarak dışarı atılır ve yeniden oluşur. Endometrium, birtakım sebeplerden ötürü rahim dışındaki bölgelerde gereksiz yere büyüyebilir. Eğer bu endometrial sorun yumurtalık içine girerse içeride bir kist oluşturabilir. Kist eski, durgun kanla dolu olduğu için kahverengi görünümde olur ve bu nedenden ötürü çikolataya benzetilebilir. Yapılan araştırmalara göre, endometriozis problemi görülen kadınların yaklaşık olarak %45’inde çikolata kistinin bulunduğunu göstermiştir.

Çikolata kistleri ile ilgili bilinmesi gereken önemli bilgiler şöyledir:

  • Çikolata kisti, östrojen hormonuna bağlı olarak gelişir.
  • Çikolata kisti, koyu ve dejenerasyona uğramış kan ürünleri içerir.
  • Çikolata kistinin boyutları genellikle 20 cm’ye kadar ulaşabilir. Ancak çoğunlukla daha küçük, yaklaşık 2-5 cm’dir.
  • Çikolata kistleri, üreme çağındaki kadınları etkiler.
  • Çikolata kistinin en yaygın yeri yumurtalık olmasına rağmen rahim, kolon, posterior geniş ligament, ultrosakral ligamanlar gibi bölgelerde de ortaya çıkabilir.

çikolata kisti

Çikolata kistinin belirtileri nelerdir?

Normal bir çikolata kisti durumunda;

  • Karın bölgesinde kramp,
  • Pelvis ve karın ağrısı,
  • Bağırsak hareketi veya idrar yaparken görülen pelvis ağrısı,
  • Germe veya egzersiz hareketleri yaparken veya kıvrılırken oluşan pelvis ağrısı,
  • Adet kanamaları haricinde kanama ve lekelenme görülebilir.

Çikolata kistinin bulunduğu yerden kopması durumunda ise; şiddetli ağrı, ateş ve kusma görülebilir. Ayrıca çikolatalı kistten etkilenen yumurtalık, kan dolaşımını kaybederse çok şiddetli ağrı belirtileri oluşabilmektedir. Pelviste şiddetli ve ani ağrı olması durumunda, yumurtalık kistleri veya yumurtalık burkulması gibi tıbbi durumlarda acil yardım alınmalı ve derhal tedavi yapılmalıdır.

Çikolata kisti nasıl teşhis edilir?

Ultrason:

Yumurtalıklarda görülen çikolata kistlerini teşhis etmek için kullanılan en sık yöntemdir.

Doppler Sonografi:

Çikolata kistini teşhis etmek için yapılan bir diğer tanı prosedürü de transvajinal renkli doppler sonografidir. Bu yöntem çoğunlukla daha küçük ebattaki çikolata kistlerini görüntülemek için kullanılır. Bu teknikle yumurtalıktaki kan akış evreleri görülebilir ve herhangi bir hasarın önlenmesinde yardımcı olunur. Erken teşhis daha iyi tedavi için yardımcı olacaktır.

Pelvik Endoskopi (laparoskopi):

Pelvik endoskopi, cinsel yönden aktif kişilerdeki çikolata kistlerini teşhis etmek için kullanılır. Bu yöntemle yumurtalıklara doğrudan erişim sağlanabilir ve gerekli tanı konulabilir.

Çikolata kisti neden kısırlık yapar?

Çikolata kistinin, kadınlardaki doğurganlık oranını düşürdüğü bilinen bir gerçektir. Peki, bu nasıl gerçekleşir?

  • Çikolata kistleri, yumurtalıkta büyümesi gereken döllenmeye hazır olan yumurta hücrelerini önler. Yumurtalıklarında çikolata kisti bulunan bir kadının, yumurta hücresinin salınmasına rağmen; sperm bu salınan yumurtaların duvarlarına nüfuz edemez.
  • Çikolata kistinin varlığı nedeniyle fallop tüplerinde yapışıklıklar gelişebilir ve bu da yumurta ile spermin buluşmasına müdahale edebilir.
  • Çikolata kisti, gebe kalabilen kadınlarda ektopik veya tubal gebelik riskini de arttırabilir.
  • Ayrıca çikolata kistlerinde yumurtanın döllenmesini engelleyebilecek başka maddeler de olabilir.

Çikolata kistleri üreme hormonlarından etkilenir ve bu nedenle bu üreme hormonlarının dengesinde bozulma olabilir. Bu da döllenmiş bir yumurtanın rahim duvarına yerleşmesini önleyebilir ya da düşük meydana getirebilir. Çikolata kisti olan kadınlarda kısırlığa neden olan faktörlerin en sık görüldüğü yaş aralığı genellikle 25 – 40 yaşları arasıdır. Ne kadar erken tedavi edilirse, doğurganlığın artma şansı da o kadar yükselecektir.

Yorumlar

    Bir yorum yazınız