İkili Tarama Testi Sonuçları Kaç Olmalı?

İkili Tarama Testi Sonuçları Kaç Olmalı?

ikili tarama testi sonuçları kaç olmalı

İkili tarama testi başta Down sendromu olmak üzere, anne karnındaki bir bebeğinin kromozoma dayalı bazı hastalıklarının tespit edilmesi içi yapılan önemli bir tarama testidir. Özellikle 35 yaş ve üzeri gebelerin, ailesinde doğum kusurları olanların ve diyabet hastalarının yaptırması tavsiye edilmektedir. Çünkü bu tür hastalıklara yakalanma oranı, bu tür problemler ile birlikte paralel olarak artmaktadır. Gebeliğin 11 ile 14.haftaları, ikili tarama testinin yapılması için en ideal zaman aralığıdır.

İkili tarama testi ultrason sonucu, kan tahlilinin ve kişisel bilgilerin ortak bir değerlendirme yapılmasıyla oluşur. İkili tarama testinin nasıl yapılır ve ikili tarama testi sonuçları kaç olmalı sorusunun yanıtını içeriğimizde görebilirsiniz.

İkili tarama testi nasıl yapılır?

İkili test öncesinde yapılması gereken hiçbir ön hazırlık yoktur. Aç veya tok olmanız, günün herhangi bir saatinde yaptırmanız sonucu etkileyemeyecektir. Öncelikle anne adayından kişisel bilgilerin, aile geçmişinin bulunduğu bir form doldurulması talep edilir. Daha sonra kan değerlerinin incelenmesi için yalnızca bir tüp kan numunesi alınır ve ultrason taramasına geçilir. Ultrason taraması esnasında değerlendirilmesi gereken husus ense kalınlığı ve burun kemiği ölçümüdür. Alınan tüm sonuçların birleşiminden sonra risk yüzdesi belirlenir.

ikili tarama testi sonuçları nasıl olmalı

İkili tarama testi sonuçları nasıl olmalı?

İkili tarama testi sonuçları kaç olmalı;

Kromozoma dayalı problemlerin en önemli kaynağı, anne adayının yaşıdır. 25 yaşındaki bir gebenin ikili test sonucuna göre risk oranı 60’da 1 iken, 40 yaşındaki bir kadında bu oran 4’te 1’dir. Yani 15 yıl içerisindeki risk katlarca artmaktadır.

Kanda aranan Beta hCG ve PAPP-A verileri de sonucun değerlendirilmesini etkiler. İkili test yapılan gebelik döneminde PAPP-A sonucunun normalden daha düşük, Beta hCG hormonunun ise daha fazla olduğu durumlarda riskin arttığı söylenebilir.

Ultrason taraması esnasında ölçülen ense kalınlığı sonucunun ise 3 mm’den daha fazla olması risk faktörünü arttırır. Sağlıklı olarak adlandırılan bir bebeğin ense kalınlığı 2.5 mm atında olmalıdır.

Anne adayının sigara kullanım durumu, aşırı kilolu olması, ailesinde kromozom hastalıklarına sahip kişilerin bulunması gibi faktörlerde sonucun riskli çıkmasına yol açan etkenlerdir.

İkili test sonucu örneği

İkili tarama testi için yapılan kan testinde, hamilelik sırasında plasenta tarafından üretilen bir glikoprotein hormonu olan Serbest Beta hCG (insan koryonik gonadotropin) ve PAPP-A (gebelikle ilişkili plazma proteini A) olarak adlandırılan çok önemli bir gebelik proteini incelenir.

Sonuçların riskli olması yüksek riskli veya pozitif olarak değerlendirilirken, risk görülmemesi durumunda düşük riskli veya negatif olarak adlandırılır.

İkili tarama testi için verilen sonuç belgesinde; gebenin yaşı, gebeliğin haftası, kadının kilosu, fetüs sayısı, sigara kullanım durumu, etnik köken, rutin hastalıklar, daha önceki gebeliklerde kromozoma dayalı sorunların varlığı gibi bilgiler yer alır.

Kan numunesine göre çıkan Beta hCG ve PAPP-A sonuçları; ultrason verilerinden elde edilen bebeğin ense kalınlığı, burun kemiği ile ilgili veriler de burada yer alır.

Tüm bu bilgiler ışığında bir grafik oluşturulur ve bebekte olması muhtemel olan kromozomal hastalıkların risk oranı kan tahliline, ultrason verilerine ve gebenin yaşına göre ayrı ayrı belirlenir.

İkili tarama testi yaptırdığınızda aklınızdaki “ikili tarama testi sonuçları kaç olmalı, çıkan değerlerde herhangi bir risk var mı” gibi sorularınıza en doğru yanıtı alabilmek için kadın doğum uzmanınıza test raporlarıyla birlikte danışmalısınız.

İkili test sonuçları Beta HCG, PAPP-A ve ultrason değerlerine dayanarak değerlendirilir. Bu parametreler birleştirilir ve standartlaştırılmış verilerle karşılaştırılır. Daha sonra, genetik anormalliği olan mevcut gebelik şansını belirlemek için hesaplanır. Sonuçların riskli çıkması bebeğinizde kesin bir anormalliğin mevcut olduğunu göstermezken, risk faktörünün bulunmaması durumunda da bebekte hiçbir problemin oluşmayacağını garanti edememektedir. Bu tür testlerde her zaman belli bir yanılma oranı vardır.

Yorumlar

    Bir yorum yazınız