Hamilelikte Damar Tıkanıklığı

Hamilelikte Damar Tıkanıklığı

hamilelikte damar tıkanıklığı

Pıhtı nedeniyle damar içerisinde oluşan tıkanıklıklar tromboemboli olarak adlandırılmaktadır. Tıkanıklık, vücuttaki herhangi bir bölgede gelişebilir. Ancak en yaygın görülen problemler bacak bölgesini etkileyen derin ven trombozu (DVT) ve akciğer damarlarında oluşan pulmoner embolizmdir. (PE). Hamilelikte damar tıkanıklığı ciddi sonuçlara yol açabilen tehlikeli bir durumdur.

Damar tıkanıklığı yaşayan hamilelerin yaklaşık olarak %75 ile 80’inde derin ven trombozu, %20 ile 25’inde ise pulmoner embolizm saptanmıştır. Bu tür damar problemlerin en sık gerçekleştiği dönemlerden biri de hamileliktir.

Damar tıkanıklığı, doğurganlık çağındaki 100.000 kadından yaklaşık birini etkilemektedir. Hamilelik döneminde görülme oranı, benzer yaştaki hamile olmayan kadınlara göre 10 kat daha fazladır. 35 yaşın altında olan kadınlarda binde 1, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ise binde 3’tür. Hamilelik döneminde damar tıkanıklığı tespit edilmiş olan kadınların %30-50’sinde kalıtsal trombofili (pıhtılaşma bozukluğu) vardır.

Hamilelikte damar tıkanıklığı ne zaman görülür?

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik ve anatomik değişikliklere bağlı olarak damar tıkanıklığı görülme riski artmaktadır. Damar tıkanıklıklarının gelişme riski üçüncü trimesterde, birinci ve ikinci trimesterlere göre daha yüksek olabilir. Üçüncü trimesterde sık görülmesinin nedeni, o dönemde daha fazla anatomik değişikliklerin yaşanmasıdır. Doğum sonrası ilk iki haftalık dönemde damar tıkanıklığı riski hamilelik döneminden daha fazladır.

Hamilelikte damar tıkanıklığı riskini arttıran etkenler nelerdir?

Damar tıkanıklığı problemine neden olan risk faktörlerinin bazıları kalıtsal, bazıları ise sonradan edinilmiştir. Hamilelikte damar tıkanıklığı yaşayan kadınlarda, risk oluşturan birkaç faktör mutlaka bulunmaktadır.

Kalıtsal faktörler;

  • Faktör V Leiden mutasyonu,
  • Protrombin geni G20210A mutasyonu,
  • Antitrombin III eksikliği,
  • Protein C eksikliği,
  • Protein S eksikliği,
  • Hiperhomosisteinemi,
  • Dysfibrinogenaemia,
  • Plazminojen ve plazminojen aktivasyon bozuklukları.

Edinilmiş faktörler;

  • Obezite
  • Hareketsizlik,
  • Sigara bağımlılığı,
  • Önceki trombotik olaylar,
  • Travma,
  • İnflamatuar bağırsak hastalığı gibi inflamatuar bozukluklar,
  • Kanser,
  • Östrojen tedavisi (kontrasepsiyon ve hormon replasman tedavisi dahil),
  • İdrar yolu enfeksiyonları,
  • Brüt varisli damarlar,
  • Antifosfolipid sendromu,
  • Nefrotik sendrom,
  • Paroksismal noktürnal hemoglobinüri,
  • Serebrovasküler olay,
  • Polisitemi vera,
  • Orak hücre hastalığı.

Hamileliğe özgü faktörler;

  • Kadının 35 yaşından büyük olması,
  • Çoklu gebelikler,
  • Müdahaleli normal doğum veya sezaryen ile doğum,
  • Kanama,
  • Gebelik zehirlenmesi,
  • Doğumun çok uzun sürmesi.

 

Sen hala bu içeriği okumadın mı? O zaman seni şöyle alalım: Sezaryen Doğum Nedir, Nasıl Yapılır?

Hamilelikte damar tıkanıklığı belirtileri nelerdir?

hamilelikte damar tıkanıklığı belirtileri

Derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner embolizm (PE) vakaları birbirinden farklı belirtiler verir;

Derin ven trombozu durumunda görülen belirtiler:

  • Bacak ağrısı ve rahatsızlığı (özellikle sol bacak), şişme, hassasiyet, ödem, sıcaklık artışı, kanda yüksek beyaz hücre sayısı ve karın ağrısıdır. Bu belirtilerin bazıları hamilelik döneminin normal seyrinde de var olabilen semptomlar olduğu için ayırt edici özellikte olmayabilir.

Pulmoner embolizmde ise görülen belirtiler:

  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı, göğüste sıkışma hissi, öksürük, kan tükürme, bayılma, hızlı nefes alıp verme, dolaşım yetmezliği, artmış juguler venöz basınç ve EKG değişiklikleridir.

Hamilelikte damar tıkanıklığı nasıl anlaşılır?

Derin ven trombozu teşhisi gebelik döneminde zorludur. Meydana gelen birçok belirtinin ayırt edici olmaması, bu durum en büyük nedenidir. D-dimer adı verilen kan testi, kan pıhtı parçalarını tanımlamak için kullanılabilir.  Derin ven trombozunu doğrulama amacıyla bir ultrason taramasının da yapılması istenebilir. Kanın, kan damarı boyunca ne kadar hızlı aktığını belirleyebilen bir Doppler ultrason, kan akışının yavaşlayıp yavaşlamadığını tespit edecektir. Yavaşlamış veya bloke olmuş kan akımı, bir kan pıhtılaşması belirtisi olabilir.

Bir D-dimer testi ve ultrason taraması, derin ven trombozu durumunu teşhis edemiyorsa venogram yöntemi de kullanılabilir. Venogram, ayaktaki bir damara kontrast boya içeren bir sıvının enjekte edilmesini içerir. Boya, bacakta yukarı doğru hareket ettirir ve kan akışının bir pıhtı tarafından durdurulduğu kan damarındaki boşluk, X-ışını ile yakalanabilir. Bu uygulamanın gebelik esnasında güvenilir olup olmadığı bilinmemektedir.

Yumurtalıkta oluşan ven trombozu ise nadir fakat ciddi bir tanıdır. Çoğunlukla sezaryen doğumdan sonra görülür ve genellikle sağ yumurtalık damarını etkiler. Tanı; ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme ile doğrulanır.

Pulmoner embolizm teşhisi, derin ven trombozundan daha zorludur. Bunun nedeni, dolaşım sisteminin hamilelik süresince önemli ölçüde değişmesidir. En sık görülen nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bacak şişmesi gibi semptomlar aynı zamanda genel gebelik semptomlarıdır. Bu durum semptomun pulmoner embolizm kaynaklı olup olmadığını ayırt etmeyi zorlaştırır.

Pulmoner embolizmi teşhis etmek ve hastanın şüpheli bir emboliye sahip olup olmadığını değerlendirmek için kişinin tıbbi öyküsüne ve genel sağlık durumuna bakılır.  Daha sonra bir kan pıhtısının varlığını tespit etmek ve doğrulamak için CT, MRI veya ultrason gibi tanısal görüntülemeler ile kan testleri uygulanır.

Hamilelikte damar tıkanıklığı tedavisi nasıl olur?

Derin ven trombozu ve pulmoner embolizmi hamilelik esnasında tedavi edilebilir. Bunun için kadın doğum uzmanı ve hematolog (kan uzmanı) tarafından ortak bir tedavi süreci yürütülebilir. Hastalığın tedavisinde kan inceltici ilaçlar kullanılır. Kan inceltici ilaçlar pıhtı oluşumunun büyümesini önler, vücuttaki pıhtıların çözülmesine yardımcı olur, daha fazla pıhtı oluşmasını engeller.

Pıhtıların çözüldüğünden ve başka pıhtıların oluşmadığından emin olmak için düzenli kontroller ve kan testleri yapılmalıdır.

Hamile veya yeni doğum yapmış kadınlarda kan pıhtılarının oluşmasını önlemeye yönelik ilave adımlar mevcuttur. Sezaryen ile doğum sonrasında kan akışının düzenlenmesine yardımcı olacak çoraplar giydirilebilir. Ayrıca yine sezaryen doğum yapmış kadınlara kan inceltici ilaçlar verilir ve mümkün olan en kısa sürede yürümeleri için teşvik edilir.

Yorumlar

    Bir yorum yazınız